Evde Zeytinyağının Korunması ve Saklanması


   Kaliteli naturel sızma zeytinyağı kuşkusuz ülkemizde satılan diğer bitkisel yağlara göre daha pahalıdır. Maliyet avantajı sağlayabilmek için büyük hacimli ambalajlarda zeytinyağının alınması akılcı bir tercihtir. Ancak asıl soru, büyük hacimde alınmış zeytinyağının nefasetini, tamamını tüketinceye kadar nasıl koruyabileceğimizdir. Bu yazı, bu soruya pratik bir cevap arayanlar için kaleme alınmıştır.

   Türk mutfağının vazgeçilmez unsurlarından biri olan zeytinyağı, aslında zeytin meyvesinin suyudur. Herkes hemfikirdir ki taze sıkılmış / hazırlanmış meyve suyunun tadına doyum olmaz. Uzun süre bekleyen meyve suları bozulur, taze olduğunda hissettiğiniz nefaseti bir süre sonra alamazsınız. Zeytinyağı için de aynı durum geçerlidir; zeytinyağı bekledikçe tam olarak bozulmasa bile, lezzetini kaybedecektir. Çünkü zeytinyağının saklama sürecini hava, ısı ve ışık etkilemektedir. Hava, içinde barındırdığı yüksek miktarda oksijenle, temas ettiği organik tüm ürünleri okside ettiği gibi zamanla zeytinyağını da okside eder. Oksidasyon, zeytinyağı içindeki peroksit oranının yükselmesine neden olur. Isı ve ışık da bu kimyasal reaksiyonları hızlandırır ve sonuç olarak zeytinyağı lezzetini kaybetmeye başlar. Isı ve ışığa maruz kalan zeytinyağının içerdiği faydalı mineral ve polifenoller yok olur, zeytinyağının asit oranı artar.

   MinOliva olarak biz, krom tanklarımızda muhafaza ettiğimiz zeytinyağının oksijenle temasını kesebilmek için azot gazı kullanıyoruz. Tanklara bastığımız azot gazı zeytinyağının üzerini bir katman olarak kaplayıp oksijen ile temasını kesmektedir.

   Müşterilerimizin çoğunluğu, maliyet avantajını göz önünde bulundurup akılcı bir seçimle 5 lt. teneke kutuya doldurulmuş ürünleri sipariş etmektedir. Cevaplanması gereken soru, 5 lt. lik teneke kutuya doldurulmuş zeytinyağını, kapağı açıldıktan sonra evinizde nasıl korumalı ve saklamalısınız ki nefaseti ilk günki gibi devam etsin? O halde kapağı açılmış zeytinyağı kutusunun oksijen, ısı ve ışıktan nasıl uzak tutacağımızın cevaplarını aramamız lazım.

OKSİJEN: Atmosferde bulunan havanın içinde %21 oranında oksijen mevcut olduğunu biliyoruz. Bu nedenle teneke kutuya zeytinyağı dolumu yapılırken, teneke kutunun üstünde boş kalan yaklaşık 200 ml. bölümünde hava ve dolayısıyla oksijen bulunması kaçınılmazdır. Ancak bu bölümde bulunan oksijen az miktarda olması nedeni ile zeytinyağının bozulması kapsamında göz ardı edilebilir. Asıl sorun kutu kapağı açılıp zeytinyağını kullanmaya başladıktan sonra ortaya çıkmaya başlar. Kutudan ne kadar yağ kullanırsak teneke kutu içindeki hava boşluğu artmaya ve dolayısıyla oksijen miktarı artmaya başlayacaktır. Eğer kapağını açtığımız zeytinyağı kutusunu çabuk tüketemiyorsak, zaman içinde teneke kutuda kalan zeytinyağın nefasetinin bozulmaya başladığını hissederiz. Bu nedenle paratik olarak yapılmasını tavsiye ettiğimiz usul;

0,5-1-1,5 veya 2 lt lik şişelerden yeteri kadar temin edelim. Marketlerden bu tip boş şişeleri alabilir veya içinde farklı ürünler bulunan şişe ambalajlı ürünleri de kullandıktan sonra, boşalan şişelerini kullanabilirsiniz.  Bu konuda en önemli nokta şişenin ağzının hava geçirmeksizin tekrar kapanabiliyor olması ve içinin çok güzel temizlenmesidir. İçine ürün doldurulmuş bu şişeleri sitemizden de temin edebilirsiniz.

Daha sonra kapağı yeni açılmış 5 lt. lik kutu içindeki zeytinyağınızı şişelere bir huni vasıtası ile, şişeler üzerinde hava boşluğu kalmayacak şekilde, ağzına kadar doldurup, şişe ağızlarını sıkıca kapatın. Bu yöntemle hava ile temas eden zeytinyağı miktarını asgaride tutabilir ve oksidasyon kaynaklı nefaset kaybının önüne geçebilirsiniz.

ISI: Soğuk sıkım metodu ile üretilen Minoliva zeytinyağının, üretim sırasında 25-27 C derece sıcaklığın üstüne çıkılmasına müsade etmiyoruz. Bu sıcakığın üstündeki değerlerde zeytinyağında bulunan ve insan sağlığı için önemli olan mineraller ve polifenoller yavaş yavaş ölmeye başlar. 

Zeytinyağının üretimi sırasındaki sıcaklık kadar üretim sonrası depolama ve saklama sırasındaki sıcaklığı da çok önemlidir. Bu nedenle temin ettiğiniz zeytinyağını özellikle sıcak yaz günlerinde dolap içleri gibi nisbeten daha  serin ortamlarda muhafaza etmeye devam etmelisiniz. Zeytinyağını buzdalabına koymaya gerek yoktur. Zeytinyağı 8 C derecenin altında donar. Donmanın zeytinyağı kalitesi üzerinde bir etkisi yoktur, ancak kullanabilmek için zeytinyağın tekrar oda sıcaklığında erimesini beklemek gibi bir sorununuz olacaktır.   

IŞIK: Zeytinyağını sıcaktan korumak için serin ortamda saklamamız gerektiğinden bahsetmiştik. Bu tip ortam zaten güneş ışığı almayan ortam olmak zorundadır. Ancak, birçoğumuz fırın, ocak gibi yemek pişirme yerimize yakın yerlerde, "zeytinyağlık" diye adlandırılan günlük kullanım zeytinyağı bulundururuz. Bu güzel görünümlü, motifli zeytinyağlık şişlerini piyasadan temin ederken dikkat edeceğimiz en önemli unsur şişelerin koyu renkli ve ultraviyole güneş ışınlarına karşı (UVAG) korumalı olmasıdır. Sitemizde satılan 500 ml. ve 750 ml. lik ürünlerin şişeleri bu kriterleri karşılamaktadır.

Ayrıca zeytinyağı kokulara karşı çok hassastır. Hoşa gitmeyen koku verici maddeleri, uçucu bileşikleri ve yağda çözünen maddeleri kolayca absorbe edebildiği için zeytinyağı saklanırken her türlü kokulardan uzak tutulması, şişe veya teneke kutu kapaklarının mutlaka kapalı tutulması gerekmektedir.


MinOliva © 2020 | Bu site RGS Yazılım® E-ticaret sistemi ile hazırlanmıştır